Linkler | İletişim
«« Önceki Sayfa

BAŞKANIN MESAJI

KÜLTÜREL HAYATIMIZDA MUHARREM AYI
KÜLTÜREL HAYATIMIZDA MUHARREM AYI
Toplumu derinden etkileyen olayların izleri ve onlara ait şemalar, toplumsal hafızayı oluşturur.  O izler ve onlara ait şemalar, bireylerin olduğu kadar toplumsal davranışların da şekillenmesinde etkili olmaktadır. Dini ve milli tüm özel günler ve bu günlere ait özel davranış biçimleri toplumsal dayanışmanın ve bütünleşmenin sosyal dinamikleridir. Bu dinamiklerin birey ve toplum hayatında yeri tartışılmaz.
Muharrem ayı da insan ve insanlık için dönüm noktaları sayılabilecek oldukça önemli olayların yer aldığı bir aydır. Bu ay, tüm semavi dinlerce de önemli bir zaman dilimi olarak kabul edilmiştir. Bu ayda meydana geldiği ifade edilen olayları, Firavun ile ordusunun sulara gark olması,  Hz. Nuh’un gemisinin kurtulması,  Hz. Yunus’un balığın karnından çıkması,  Hz. Âdem’in tövbesinin kabul edilmesi, Hz. Yusuf ‘n kuyudan çıkması,  Hz. İsa’nın dünyaya gelmesi ve semaya yükselmesi, Hz. Davut’un tövbesinin kabul edilmesi, Hz. İbrahim’in oğlu Hz. İsmail doğması, Hz. Yakup’un oğlu Hz. Yusuf’un hasretinden dolayı kapanan gözlerinin görmeye başlaması, Hz. Eyüp’ün hastalığından şifa bulması, Peygamber Efendimizin torunu Hz. Hüseyni’nin Kerbela da hunharca şehit edilmesi şeklinde sıralayabiliriz. Üstelik bu olayların hepsi, Muharrem ayının içinde Aşure gününde meydana gelmiş olması da oldukça önemlidir. Nuh Peygamberden itibaren aşure günü, mukaddes bir gün olarak bilinmekte ve günün önemine uygun oruç tutma gibi ibadet içerikli tutum ve davranışlar yapıla gelmektedir. Bu açıklamalara göre; Hicrî senenin ilk ayı olan Muharrem ayının ve Aşure gününün, diğer ay ve günler içinde mübarek ve bereketli bir konumu bulunduğu anlaşılmaktadır.
Muharrem ayı içinde meydana gelen olaylardan biri hariç hepsi insanı ve insanlığı mutlu eden ve ona kurtuluş vadeden olaylardır. Yani, sevinçle anılan olaylardır. Bu ayda meydana gelen bir ola var ki,  insanın yüreğini dağlayan ve insanlığı derinden sarmaktadır.  Kerbela olayı olarak bilinen bu olay, insanlık tarihine düşen bir kara lekedir. Hz. Hüseyin ile beraberinde bulunan kadın ve çocukları Muharrem ayının onuncu gününde Emevi Halifesi Yezid, onun Kûfe valisi İbni Ziyad ve adamları Kerbela da şehit ettiler.  Bu olay, tüm İslam âlemini ve gerçek Allah (CC) dostlarını derinden üzen bir olaydır.
Muharrem ayı içerisinde Hz. Hüseyin gibi büyük bir şahsiyetin şehit edilmiş olması, bütün Müslümanlar için büyük bir acı olmuş, Yezit ve Emeviler hariç hemen hemen herkesi derinden etkilemiştir. Yüce Peygamberimizin “Beni seven Ehlibeyti de sever” sözü, Kerbela olayının etkilerini ortaya koymaya yeter sanırım.
Bu ve benzeri olaylar, tarihin değişik dönemlerinde olduğu gibi günümüzde de bazı kimse ve gruplarca istismar edilmektedir. Türk Milleti olarak istismarcıların oyunlarını bozmak ve kurdukları tuzakları dağıtmak için, uyanık olmak zorundayız. Bunun için, tarihin belli bir kesitinde meydana gelen bu ve benzeri üzücü olayları doğru düşünmek ve bunlardan ders almamız gerekir. Kin, nefret ve düşmanlık duygu ve davranışlarının ürünü, kan ve gözyaşı olduğuna göre; Müslüman Türk’e düşen görev, bu ve benzeri üzücü olayların tekrarlanmasını önleyecek bir bilinç ve anlayışa sahip olmak; kardeşlik, birlik ve beraberliğimizi korumaktır.
Tarih ibret almak için olduğuna göre; unutmayalım ki Ehl-i Beyt, hepimiz için ortak ve aşılmaz bir değerdir. Toplumlar, ortak değerlerin yaşama geçirilmesinin bir sonucu olduğuna göre; ortak değerlerini kaybeden toplumlar dağılır ve başkalarına yemi olur, gerçeği hepimizin kulağına küpe olmalıdır. Yoksa son pişmanlıklar para etmez derim, doğrusunu siz daha iyi bilirsiniz.
Ahlak ve insanlık değerlerinin kalplere daha anlamlı ve önemli olarak yerleşmesini ve kökleşmesini sağlayan  Peygamber Efendimizin torunu Hz. Hüseyin'in taşıdığı tarihsel onura hürmet ederek, Muharrem ayı sebebiyle herkesin ibadetlerinin hayırlara vesile olmasını kin, nefret yerine dostlu, kardeşlik ve sevgi duygularını yeşermesini dilerim. Ehl-i Beytin ruhu şad olsun, onları seven canların gönülleri şen olsun…
Diğer Mesajlar

 
 
 
 
 
   
Tüm Mesajlar www.hosgoruvesevgiocagi.org.tr
   DERNEK DUYURULARI
VI. Uluslararasi Canik Sempozyumu

Degerli meslektaslarimiz,

Sizleri, Samsun Canik Belediyesi’nin öncülügünde Ondokuz Mayis Üniversitesi Egitim Bilimleri Bölümü, Samsun Milli Egitim Müdürlügü, Türk Psikolojik Danisma ve Reh

Türk PDR Dernegi Samsun Subesi Kongre Duyurusu

Yeterli çogunluk toplandigi taktirde 13/03/2016 tarihinde, yeterli çogunluga ulasilamadigi taktirde ise 27/03/2016 tarihinde Türk PDR Dernegi Samsun Subesi Kongresi yapilacaktir.  

Engelimize Degil Potansiyelimize Bakin


Samsun Valiligi koordinasyonunda Canik Belediyesi tarafindan yürütülmekte olan bu proje, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanligi tarafindan ODES programi kapsaminda finans edilmektedir.
   ÖZLÜ SÖZ
   ANKET
 İlkerimizi Beğeniyor Musunuz ?
Evet(96%)
Hayır(3%)

   
286 kişi oyladı.
   MAKALELER
Makaleler İçin Tıklayınız.