Linkler | İletişim
«« Önceki Sayfa

MAKALELER

Muharrem Ayinin Anlam ve Önemi (Halk Gazetesi)

MUHARREM AYININ ANLAM VE ÖNEMI

  “Muharrem ayi, umutla acinin harman oldugu aydir.”

K.Ersanli

Toplumu derinden etkileyen olaylarin izleri ve onlara ait semalar, toplumsal hafizayi olusturur. O izler ve onlara ait semalar, bireylerin oldugu kadar toplumsal davranislarin da sekillenmesinde etkili olmaktadir. Dini ve milli tüm özel günler ve bugünlere ait özel davranis biçimleri toplumsal dayanismanin ve
bütünlesmenin sosyal dinamikleridir. Bu dinamiklerin birey ve toplum hayatindaki yeri, inkar edilemeyecegi gibi hafife de alinamaz. Muharrem ayi da insan ve insanlik için dönüm noktalari sayilabilecek oldukça önemli olaylarin yer aldigi bir aydir. Bu ay, tüm semavi dinlerce de önemli bir zaman dilimi olarak kabul edilmistir.

Muharrem ayi, dini, sosyal ve tarihi önemi haiz olaylara sahne olmustur. Bu durum Muharrem ayini, Islâm kültürü açisindan daha da ön plana çikarmaktadir. Bu ayda meydana geldigi ifade edilen olaylari, Firavun ile ordusunun sulara gark olmasi, Hz. Nuh’un gemisinin kurtulmasi, Hz. Yunus’un baligin karnindan çikmasi, Hz. Âdem’in tövbesinin kabul edilmesi, Hz. Yusuf ‘un kuyudan çikmasi, Hz. Isa’nin dünyaya gelmesi ve semaya yükselmesi, Hz. Davut’un tövbesinin kabul edilmesi, Hz. Ibrahim’in oglu Hz. Ismail dogmasi, Hz. Yakup’un oglu Hz. Yusuf’un hasretinden dolayi kapanan gözlerinin görmeye baslamasi, Hz. Eyüp’ün hastaligindan sifa bulmasi, Peygamber Efendimizin torunu Hz. Hüseyin’nin Kerbela’da hunharca sehit edilmesi olarak siralayabiliriz. Üstelik bu olaylarin hepsi, Muharrem ayinin içinde Asure gününde meydana gelmis olmasi da oldukça önemlidir. Nuh Peygamberden itibaren asure günü, mukaddes bir gün olarak bilinmekte ve günün önemine uygun oruç tutma gibi ibadet içerikli tutum ve davranislar yapila gelmektedir. Bu açiklamalara göre; Hicrî senenin ilk ayi olan Muharrem ayinin ve Asure  gününün, diger ay ve günler içinde mübarek ve bereketli bir konumu bulundugu anlasilmaktadir.
Muharrem ayi içinde meydana gelen olaylardan biri hariç hepsi insani ve  insanligi mutlu eden ve ona kurtulusvadeden olaylardir. Yani, sevinçle anilan olaylardir. Bu ayda meydana gelen bir olay var ki, insanin yüregini daglayan ve insanligi derinden sarsmaktadir. Kerbela olayi olarak bilinen bu olay, insanlik tarihine düsen bir kara lekedir. Hz. Hüseyin ile beraberinde bulunan kadin ve çocuklarini Muharrem ayinin onuncu gününde Emevi Halifesi Yezid, onun Kûfe  valisi Ibni Ziyad ve adamlari Kerbelada sehit ettiler. Bu olay, tüm Islam âlemini ve gerçek Allah (CC) dostlarini derinden üzen bir olaydir.

Muharrem ayi içerisinde Hz. Hüseyin gibi büyük bir sahsiyetin sehit edilmis olmasi, bütün Müslümanlar için büyük bir aci olmus, Yezit ve Emeviler hariç hemen hemen herkesi derinden etkilemistir. Islam tarihindeki en aci ve en yürek daglayan olaylardan birisidir Kerbela hadisesi.  Yüce Peygamberimizin “Beni seven Ehl-i Beyt’î de sever” sözü, Kerbela olayinin etkilerini ortaya koymaya yeter sanirim. Bu ve benzeri olaylar, tarihin degisik dönemlerinde oldugu gibi günümüzde de bazi kimse ve gruplarca istismar edilmektedir.

Inananlar olarak istismarcilarin oyunlarini bozmak ve kurduklari tuzaklari dagitmak için, uyanik olmak zorundayiz. Bunun için, tarihin belli bir kesitinde  meydana gelen bu ve benzeri üzücü olaylari dogru düsünmek ve bunlardan ders almamiz gerekir. Kin, nefret ve düsmanlik duygu ve davranislarinin ürünü, kan ve gözyasi olduguna göre; Müslüman Türk’e düsen görev, bu ve benzeri üzücü olaylarin tekrarlanmasini önleyecek bir bilinç ve anlayisa sahip olmak; kardeslik, birlik ve beraberligimizi korumaktir.

Istisnasiz yeryüzündeki herdin,inanç sistemi ve ideoloji, bazi tarihleri,günleri veya geceleri diger zaman dilimlerinden farkli olarak kutsal,önemli veyadahaitibarlikabul etmektedir. Tüm Müslümanlar için, ortakolarakkutsalsaydiklariönemligünlerdenbirideasuregünüdür. Tarih ibret almak için olduguna göre; unutmayalim ki Ehl-i Beyt, hepimiz için ortak ve asilmaz bir degerdir. Toplumlar, ortak degerlerin yasama geçirilmesinin bir sonucu olduguna göre; ortak degerlerini kaybeden toplumlar dagilir ve baskalarina yemi olur, gerçegi hepimizin kulagina küpe olmalidir. Bu gün her zamankinden daha çok asure ortak paydasinda bulusmak, önyargilarimizdan siyrilarak, inançgruplari arasindaki mevcut yakinlasmayi, samimiyetle daha daileriyetasimaya çalismak mecburiyetindeyiz. Hirsin, kiskançligin, nefretin intikam ve sahiplik duygularinin kontrol edilemedigi durumlarda insanlik tarihinde izleri silinemeyen yaralarin açildigi bilinmektedir.

Sayin Basbakanimiz Ahmet Davutoglu “Hz Hüseyin Hz. Peygamberin torunuydu, hem de insanlik vicdaninin sembolüydü, ebediyete kadar sembolü olacak, çünkü o hesap yapmadan yürüdü zalime karsi, çünkü o sonunda sehit olacagini bile bile yürüdü hak adina, adalet adina, kardeslik ve insanliga verilecek mesaj adina. Biz Hz. Hüseyin’in yolcusu olmaya devam edecegiz. Bütün  dünya karsimizda olsa, egerbir zalim varsa, zalime zalim, mazluma mazlum demeye devam edecegiz ve zalimin karsisinda, mazlumun yaninda olmaya bütün dünya karsimizda olsa devam edecegiz. Yeni Türkiye bu.” derken; Sömürünün, ayrimciligin olmadigi, insanin önemli ve anlamli oldugu, insanca yasama ortaminin olustugu, tüm insanligin kucaklastigi bir dünya için; basta inanç olmak üzere kültürel degerlerin çikar için kullanilmadigi, varolus için güç kaynagi haline gelen bir
Türkiye yaratmaya çalismak hepimizin görevi olsa gerek dersem, insanca bir hatirlatma yapmis olurum sanirim.

Ahlak ve insanlik degerlerinin kalplere daha anlamli ve önemli olarak yerlesmesini ve köklesmesini saglayan Peygamber Efendimizin torunu Hz. Hüseyin’in tasidigi tarihsel onura hürmet ederek, bu hatirlatmanin hayirlara vesile olmasini kin, nefret yerine, dostluk, kardeslik ve sevgi duygularini yesermesini dilerim. Sözün özü bu yaralari tedavi edecek, onaracak, düzeltecek, tikanan kalp ve gönül yollarini açacak çagrilara ve gönül kandillerini yakacak, söz ve davranislara toplumca ihtiyacimiz var. Ne mutlu bu duyarliligi gösterenlere derken; Ehl-i Beytin ruhu sad olsun, onlari seven canlarin gönülleri sen, dilde dilekleri, gönülde muratlarinin hâsil olmasini Yüce Rabbimden diler, dilek bizden, kabulü Allah’tan derim.



Diğer Makaleler

 
 
 
 
 
   
Tüm Mesajlar www.hosgoruvesevgiocagi.org.tr
   DERNEK DUYURULARI
VI. Uluslararasi Canik Sempozyumu

Degerli meslektaslarimiz,

Sizleri, Samsun Canik Belediyesi’nin öncülügünde Ondokuz Mayis Üniversitesi Egitim Bilimleri Bölümü, Samsun Milli Egitim Müdürlügü, Türk Psikolojik Danisma ve Reh

Türk PDR Dernegi Samsun Subesi Kongre Duyurusu

Yeterli çogunluk toplandigi taktirde 13/03/2016 tarihinde, yeterli çogunluga ulasilamadigi taktirde ise 27/03/2016 tarihinde Türk PDR Dernegi Samsun Subesi Kongresi yapilacaktir.  

Engelimize Degil Potansiyelimize Bakin


Samsun Valiligi koordinasyonunda Canik Belediyesi tarafindan yürütülmekte olan bu proje, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanligi tarafindan ODES programi kapsaminda finans edilmektedir.
   ÖZLÜ SÖZ
   ANKET
 İlkerimizi Beğeniyor Musunuz ?
Evet(96%)
Hayır(3%)

   
286 kişi oyladı.
   MAKALELER
Makaleler İçin Tıklayınız.